İfade Özgürlüğüne Ölümcül Saldırı: Su Haktır, Satılamaz!

Düşünce ve ifade özgürlüğü bir bütündür. Düşündüğümüzü söylemek, kendimizi ve dünyamızı değiştirmek için düşüncemizi ifade etmek en temel hakkımızdır. Bizler, hoşumuza dahi gitmese, barışçıl her düşüncenin özgürce ifade edilmesini istedik, istiyoruz. Son yaşanan olaylara istinaden Türkiye’nin her yerinde iletişim özgürlüğünü, doğasını, haklarını koruyan insanlara selamımızı gönderiyoruz. Düşüncelerini özgürce ifade etmek isteyen herkesin yanında olduğumuzu bu vesileyle bir kez daha açıklıyoruz.

Sansür dedik, internetime dokunma dedik, ahlaksızlıktan pornoculuğa, rantçılığa uzanan bir yelpazede darbeler aldık. Umursamadık, 15-20 kişi değil, 50 bin kişi yürürken ne olduğumuzu, neye karşı durduğumuzu iyi biliyorduk çünkü.

Biz yürüdüğümüzde üzerimize biber gazı sıkılmadı, coplarla girilmedi. İfade özgürlüğü için yapılan bir yürüyüşte, karşı durduğumuz konuyu istediğimizce ifade edebildik biz.

Oysa dün Hopa’da emekli bir öğretmenimiz, bu uğurda hayatını kaybetti. “Su haktır, satılamaz” yazan bir pankartla yürüyen 54 yaşındaki Metin Lokumcu, biber gazı ve copların sonucunda, kalp krizi geçirerek sustu, susturuldu.

Ölenin kim olduğu, ne söylediği, neyi sahiplendiği ya da hangi politik görüşe sahip olduğunun hiçbir önemi yok. Burada bir tek gerçek var: Orantısız güç ve bir hayatın, özgürce düşüncelerini söylemek yolunda kaybedilmiş olması.

Bugün Hopa’da gözaltılar, baskınlar var. Hopa’ya giriş yapılamadığına ilişkin söylentiler var. Taksim Meydanı’nda bu olayı protesto etmek için toplananlara sıkılan biber gazları var. Ankara’da çevrelenen binalar var. Gerginlik başka şehirlere sıçrarkan, susan, “görmezden gelen” bir medya ve politikacılar var.

Demokrasi; ifade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü ve gerektiğinde karşı durabilme özgürlüğünden bağımsız var olamaz.

Hopa’da hayatını kaybeden Metin Lokumcu, savunduğumuz her şeyin simgesidir aslında. Bugün, sessiz basınımız da, yıkılan heykeller de, toplatılan kitaplar da, yasaklar getirilen mizah dergileri de, sansürlenen web siteleri de hep aynı soruna işaret eder: Kişisel özgürlüklerin, ifade hakkının, düşünce özgürlüğünün ellerimizden kayıp gidiyor olduğuna.

Sahip olduğumuz en önemli demokratik hakkı savunmak; hangi politik görüşten gelirsek gelelim, herkesin dört elle sarılması gereken bir konudur. Zira bundan öte belki de bir tek hak vardır: Yaşam hakkı. Ancak, ifade özgürlüğüne sahip olmayan bir ülkede bireylerin yaşamlarının da pek bir değeri olamayacağı, Hopa olaylarında da görüldüğü üzere, çok açıktır.

Biz Sansüre Sansür olarak, Metin Lokumcu’ya rahmet ve yakınlarına başsağlığı dilerken, Hopa’da olanları görmezden gelmeye devam edenleri kınıyoruz. Sansüre karşı tüm platform ve bireyleri de ifade özgürlüğüne yapılmış bu en büyük saldırıyı kınamaya, internetin tüm olanaklarını kullanarak duyurulmayanları duyurmaya çağırıyoruz.

twitter hashtag: #hopa

Görsel: http://trofolo.blogspot.com/2011/06/we-hopa.html

*Giriş paragrafı Ortak Platform tarafından eklenmiştir. Yazının orjinaline şu linkten ulaşabilirsiniz: http://sansuresansur.blogspot.com/2011/06/su-haktr-satlamaz.html

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir